Atasoy Müftüoğlu İle “Dergiler ve Dergicilik” Üzerine / Metin YILMAZ

SORU: Türkiye’de İslami dergiciliğin oldukça uzun bir geçmişi var. Siz bu uzun geçmişi bir değerlendirmeye tabi tuttuğunuzda nasıl bir tablo ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorsunuz?

Atasoy Müftüoğlu: Türkiye’deki İslami dergiler ve dergicilik, kültürel yerelliğin, dini yerelliğin sınırlarını aşmayı başaramadı. İçerisinde yaşamakta bulunduğumuz tarihsel/ideolojik/emperyal/entelektüel bağlamı yansıtan/çözümleyen/tartışan çerçeveler gerçekleştiremedi. Bu dergiler, düşünsel konformizmi aşamadıkları için, insanlığın karşı karşıya bulunduğu tarihsel süreçleri doğru değerlendiremediler. Statükocu, teslimiyetçi, bağımlı bir dille, entelektüel bir özgürleşme sağlanamayacağı anlaşılamadı. Geçmişin İslami anlamda eleştirel yorumu yapılamadı. Şimdiki zamana ilişkin bütüncül analizler/yaklaşımlar/yorumlar gerçekleştirilemedi. Geleceğe yönelik kuşatıcı öngörüler/teşhisler üzerinde çalışma ihtiyacı duyulmadı. Kaba, ucuz, düzeysiz hamaset; dergi satışlarını arttırmak için her zaman uygun bir araç olarak kullanıldı. Hiç bir dergi İslami bütüne hitap etmek üzere yapılandırılmadı. Her cemaat yalnızca kendi çevresini manipüle etmek için, cemaate yönelik propagandacı bir dil kullandı.

SORU: Günümüzde bir çok İslami dergi çıkıyor. Genel anlamda bu dergileri sağladıklar faydalar, aksayan yönleri, çizgilerindeki tutarlılık açısından değerlendirirseniz neler söyleyebilirsiniz?

Atasoy Müftüoğlu: Enformasyon devriminin, bilgisayar ve internet devriminin gerçekleştirildiği küresel bir çağda yaşıyor olmamıza ragmen, İslami dergiler enformasyon sorununu çözümleyemediler. Bir İslam dünyası perspektifi/çerçevesi gerçekleştiremediler. Dergilerimizin İslam dünyasına ait entelektüel bir haritaları yok, kültürel bir atlasları yok. İslam toplumlarının düşünsel/kültürel sorunlarını, hassasiyetlerini, beklentilerini doğru okuyabilecek şekilde bu toplumların nabzı tutulamıyor. İslam ailesine ait ortak renkler, ortak duyarlıklar, ortak kaygılar yansıtılamıyor. Her cemaat ve her cemaat dergisi, dünyayı yalnızca kendisinden, kendi dergisinden ibaret sayıyor. Her cemaat Ümmet hassasiyetlerini gözetmeleri gerekirken, korkunç bir biçimde narsist aşırılıklar, bencillikler, bağnazlıklar sergiliyor. Küresel medya’nın tahakkümü esas alan dili karşısında bağımsız bir dil/algı/bilinç kurulamıyor. Pek çok dergi yayınlanıyor olmasına rağmen entelektüel hareketsizlik, tekdüzelik, basmakalıplık aşılamıyor. Kalıpçı yaklaşımlar terk edilemiyor. Bugünün karanlık, kirli, tehlikeli, ürküntü veren gerçekliği ile yüzleşmeye cesaret edilemiyor.

SORU: Yaşanan dergicilik tecrübelerini de göz önünde bulundurarak, sizce bir dergi hangi amaçları taşımalı, dergiciliğin sınırları içinde neleri başarabilir, nasıl bir çizgide hareket etmeli, nasıl bir dil ve üslup kullanmalı?

Atasoy Müftüoğlu: İslami bir dergi İslam ailesinin bütününü içerisine alabilecek bir bilinç çerçevesine sahip olmalı; İslamın evrensel özünü, niteliğini, yapısını her şartta içtenlikle temsil edebilecek bir yaklaşıma sahip olmalıdır. İslami bir dergi, İslamî her hangi bir ırk’a, her hangi bir mezhebe, her hangi bir hizbe, her hangi bir ülkeye, her hangi bir etnik kimliğe hasredemez. İslami bir derginin her şeyden önce İslami bilgiyi, İslami aklı, İslami algıyı özgürleştirme çabası içerisinde olması gerekir. İslami bir dergi, bugün epistemolojik bir bunalımla karşı karşıya bulunduğumuzun farkında olmalıdır. İslam’ın Seküler algılar içerisinde, Aydınlanma aklı içerisinde yeniden biçimlendirilmeye çalışıldığı, kişisel/özel alanla sınırlı bir din algısının bütün bir insanlığa kabul ettirilmeye çalışıldığı bir dönemde,İslami bir dergi’nin çok ağır, çok onurlu sorumlulukları olduğu hatırlanmalıdır. Bugün, toplumlarımızda laikliğin bağnazca ve şiddetle sürdürülüyor olması; otoriter sömürgeleştirme süreçlerinin devam etmekte olduğunu gösteriyor. Böylesi bir dönemde İslami bir dergi, bu süreci dikkate almaksızın, hizip/cemaat çıkarlarını öne çıkararak romantik, nostaljik, duygusal, hamasi bir dil kullanmaya devam edemez.

SORU: Sizce, okuyucu tipindeki, ilgi alanlarındaki, okuma tarzındaki değişimi, teknolojik değişime bağlı olarak (internet, TV, cep tlf. vs.) nasıl değerlendirmek gerekir?  Bir dergi çıkartırken, çizgi belirlemede, hitap edilecek kitleyi seçmede ve verilecek mesajın kapsam ve niteliği ile içeriğin neler olması gerektiğini belirlemede bu durum  nasıl dikkate alınmalıdır?

Atasoy Müftüoğlu: İslami bir dergi/yayıncılık karşı karşıya bulunduğumuz küresel değişim/dönüşüm hareketleri karşısında, kendi bildiğini okumaya devam edemez. Piyasaların belirleyici ve etkili hale geldiği, kentleşmenin çok ciddi yoğunlaşmalar kaydettiği, bürokrasilerin güçlendiği, insanların, fikirlerin, kültürlerin, davranış ve ilgi biçimlerinin; aynı zamanda ticaretin ulusal sınırları aştığı, iletişim ve ulaşımın dünya çapında yeni süreçler başlattığı, hayat tarzlarımızın, zihinsel hayatımızın, tüketim alışkanlıklarımızın bir şekilde dönüşüme uğradığı bir dönemde; yeniliklerle, üretkenliklerle, değişimle ilgilenmeyen romantizmlere/muhafazakarlıklara sığınamayız. İnsani varoluşun temel sorunları etrafında yeni bir İslami ufuk belirleyebiliriz. İnsanlığın nabzını tutabiliriz. Taşlaşmış alışkanlıklarımızdan vazgeçebiliriz. Düşünsel, entelektüel, kültürel duyarlılığı, üslubu, tarzı, içeriği yeniden şekillendirebiliriz. Evrensel geçerliliği, kullanılabilirliği, etkisi, yankısı ve niteliği olan bir dili/söylemi/biçimi oluşturabiliriz.

Bunun için 21 nci yüzyıl dünyasının ve insanının ihtiyaçlarına yanıt verebilecek somut bir içerik üzerinde çalışmamız gerekir.

SORU: Genel anlamda bilgi ve düşünce ihtiyaçları göz önünde bulundurulursa bir dergide araştırma, soruşturma, analiz yapma ve incelemeye alınabilecek konular hangi çerçevede belirlenebilir?

Atasoy Müftüoğlu: İslami bir bütüne hitap etmek üzere yayınlanan bir dergi teknik/akademik çalışmaların sınırlarını aşan bir dil kurmak   zorundadır. Böyle bir dergi, insanlık ölçeğinde etkili olabilecek, ilgi uyandırabilecek, tarihsel dönüşümlere zemin açabilecek entelektüel bir devrimi tartışmaya açabilmelidir. İslami bir dergi, İslami bütünün dergisi, içerisinde yaşadığımız çağ ile, tarih ile, hesaplaşabilecek bir entelektüel bilinç kararlılık, irade, duyarlılık ve eylem ortamı hazırlamalıdır. Küresel etkiler karşısında yerel çerçevelerin, yaklaşımların direnme imkanı yoktur. Bugün, gündeme almamız gereken en önemli konu   Seküler bilginin tahakkümü karşısında, İslami bilgiyi özgürleştirme mücadelesi olmalıdır. Ahlaki kaygıları bulunmayan bir dünya, tarih ve siyaset karşısında, ahlakın önemini yeniden hayata kazandırabiliriz. Modernliğin dayattığı değerler karşısında ahlaki kavramlar maalesef geçerliliğini yitirmiş görünüyor. Ahlaki kavramların yerine pragmatik kavramlar  geçiyor. Yeni bir İslami dergi Aydınlanma kavram ve  kurumlarının, Aydınlanma mantığının ve yaklaşımının evrensel iddialarını, küstahlığını; geçersiz kılabilecek yeni/özgür bir kavramsal çerçeve inşa edebilir, bu çerçeveyi insanlığın ve tarihin dikkatine kazandırabilir.

SORU: Yeni bir dergi için genel ve özel tavsiyeleriniz nelerdir?

Atasoy Müftüoğlu: Yeni bir dergi yeni keşifler için, yeni boyutlar için, yeni ufuklar için derin bir açlık ve merak içerisinde bulunmalı. Yeni bir dergi entelektüel/ahlaki bir manifestoyla, entelektüel bir başkaldırı diliyle, yerleşik yayın düzeninin ve siyasetinin sınırlarını aşmak üzere yola çıkmalı, yeni bir yön ve tarz belirlemeli, entelektüel dünyada put kırıcı bir özelliği ve işlevi olmalıdır. Put kırıcı olmalı ancak kesinlikle ajitatif olmamalı. Kendimizi, çalışmalarımızı gerektiğinde samimi bir şekilde gözden geçirmeliyiz. Kendimizi gözden geçirmediğimizde, kendimizi özeleştirel bir değerlendirmeye tabi tutmadığımızda, kendimizi aşmamız mümkün olamaz. Yeni bir İslami dergi popüler kültürün hastalıklarından bağımsız olmalı. Yeni bir dergi farklı perspektiflere imkan hazırlamalı, gündemi etkileyebilecek belirleyici ve tayin edici bir birikimi yansıtmalı, dünya entelektüel hayatına açık olmalı, İslam dünyası entelektüelleriyie etkileşim halinde olmalı, yeni seçenekleri tartışmaya açmalı, yeni tartışma alanları açmaya cesaret etmelidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir