Bu Sayıda

12. Sayı Kış 2012
12. Sayı Kış 2012

Bir yolculuğun planlanmış olan sonuna ulaşmış bulunuyoruz.

İslamiyorum Dergisi, dergiyi oluşturan kadronun kendilerine dönük bir okuma ve düşünme faaliyeti olarak ortaya çıkmıştı. Dergi şekline dönüşmesi ise bu düşünme sürecinin başka Müslümanlarla da paylaşılmasına dönük bir niyeti ifade ediyordu; ola ki düşünceleriyle bizlere katkı yapacak kimseler çıkabilir veya bu okumalardan yararlananlar olabilir…

Okumalarımızı dergiye dönüştürme meselesi gündem olduğunda da bazı kaygılarımız vardı: “Var olanlara bir tane daha eklemiş olmayalım! Bir farklılık oluşturacaksa çıkaralım! Kesinlikle tekrara düşmeyelim! Derginin varlığını sürdürmek hedef haline gelmesin, kararında bırakalım” diyorduk.

Yazılarımızı önce kendimiz okuduk. Ekip olarak bir araya gelip tartıştık. Her konuda anlaşamadık elbette, ama hem bunları bir zenginlik olarak gördük hem de tartışmalarımızla birbirimizin düşüncesinin güçlenmesini sağladık.

Ve artık “vaktidir!” dediğimiz an geldi.

Bizler bu süreçten kendi adımıza çok istifade ettik. Farklı fikirlerin bir araya gelmesinin nasıl bir zenginlik olduğunu ve bir araya gelmeyi başardıklarında nasıl bir sinerji doğduğunu yaşayarak gördük. Bizlere bu imkanı nasip eden Rabbimize hep birlikte dua ediyoruz.

Bu dergi eksiğiyle fazlasıyla, iyisiyle kötüsüyle bizim bir aynamızdır. Samimiyetle inandıklarımızı paylaştık. Eksikleri ve yanlışları bizim, doğru ve güzel yönleri ise hepimizindir. Sürçü lisan ettik ise affola.

* * *

Bu sayıda “İslamcılığın yeni hedefleri ve yeni yöntemleri” başlığını dosya konusu yaptık. Bizi bu konuyu seçmeye götüren sebep, İslam coğrafyasının karşı karşıya bulunduğu yeni sıkıntılardır.

İslam coğrafyasında hızlı bir değişim yaşanıyor. Diktatörler yıkılıyor, halkların esareti bir bir sona eriyor. Fakat sonrasının nasıl olacağına dair henüz zihin açıcı bir örnek ortaya çıkmadı. Var olan örnekler, İslam’a uygunluk yönünden Müslümanları tedirgin ediyor.

Aslında bu problem çok daha derin teorik bir problemin pratiğe yansımış halidir; Geleneksel fıkıh usulleriyle artık, güncel birçok meseleye çözüm geliştirilemiyor. Bunun anlamı İslam’ın artık günümüze söyleyecek bir şeyinin kalmadığı mıdır? Eğer böyle değilse modern dünyada İslamilik nasıl sağlanacaktır?

Sorunu tespit etmek kolay ne var ki çözümü ortaya çıkarmak kolay değildir. Bunun için çok ciddi teorik çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır. Fakat bununla birlikte teorinin çoğu zaman pratikten sonra geldiği gerçeğini de göz ardı etmemeliyiz. Pratik sorunlara nispi çözüm yolları ortaya çıktıkça, bunların içerisinden kalıcı usuller geliştirme imkanı da artar.

Dolayısıyla biz, daha çok pratik sorunlara eğilip, bunlara kendimizce çözümler üretmeye çalıştık. İslami grup, cemaat ve sivil toplum kuruluşlarının, günümüz şartlarında nasıl bir zihniyete sahip olması gerektiğini, yeni mücadele anlayışının, yöntemlerinin ve hedeflerinin nasıl olması gerektiğini tartıştık. Ve şu sorulara cevap aradık:

–  Yöntem nedir? Nasıl oluşur?

–  Fikri yaygınlaştırmak için verilecek mücadelenin metodu fikirlere göre değişkenlik gösterir mi?

–  Fikri yaygınlaştırmak için verilecek mücadelenin metodu dönem ve şartlara göre değişkenlik gösterir mi?

–  İslam’ın sabit ve kendine has bir metodu var mıdır?

–  Günümüzde Müslümanların sahip olduğu hedefler ve bunlara ulaşma yöntemleri nelerdir?

–  Bu yöntem ve hedefler hangi şartlarda ortaya çıkmıştır?

–  Genelde dünyada, özelde İslam coğrafyasında ortaya çıkan yeni gelişmeler Müslümanları nasıl bir noktaya getirmiştir?

–  Yeni dönemler için Müslümanların sahip olması gereken mücadele anlayışı, hedefler ve yöntemler nasıl olmalıdır?

Dosya makalelerinin haricinde sayfalarımız arasında “Geleneksel İslam’dan kendi içinde bir amacı olan İslam’a”, “Yeni kelam, şeriatın sınırları ve dini metinlerin tefsir teorisi”, “İslam felsefesi nedir?” ve “Nasscılığın/Kur’an’cılığın çıkmazı” başlıklı araştırma inceleme yazılarını da bulabilirsiniz.

Mantık ilminin neden felsefeden yaklaşık 300 sene sonra ortaya çıktığı üzerine bir sohbet de bu sayımızda yer almaktadır.

Gündem yazarlarımız insanı değiştirmenin insanca bir yolu olup olmadığını sorgulama konusu yaptılar. Ayrıca Romanya üzerine bir değerlendirme ile siz okurlarımızın karşısına çıktılar.

Yüce Allah’tan hepimize, daha iyi ve daha değerli başka çalışmaları nasip etmesi dileğiyle. Muhabbetle kalınız.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir