09. Sayı İlkbahar 2012

Bu Sayıda

09. Sayı İlkbahar 2012

Günümüzde Müslümanların en fazla şikayetçi oldukları konulardan birisi; kendisini İslam ile özdeşleştiren ve sonrada kendisi gibi olmayanı dışlayan “grupçu”, “cemaatçi” zihniyettir. Çünkü bu zihniyet, Müslümanların, İslam’ın önündeki en büyük engel olarak birbirlerini görmelerine sebep oluyor. Aralarına uçurumlar sokuyor ve birbirlerini rakip olarak görmelerine yol açıyor. Oysa dünyanın (özellikle de İslam coğrafyasının) kritik bir dönemeçten geçtiği şu günlerde, insanlığın İslam’a olan ...

Read More »

Tarih Boyunca “Bir Arada Yaşam” Sorunu ve Çözümler / Yusuf İmamoğlu

Toplumun ne olduğunu tanımlamak üzere sosyal bilimlerin çoğunlukla kabul ettiği iki tür yaklaşım vardır: Biri çatışmacı model, diğeri ise fonksiyonalist model. Çatışmacı model, insan çıkarlarının çatışmasını önemserken; fonksiyonalist model, insanların ortak noktalar üzerinde anlaşmaya varmasını önemser. Her ikisi de toplumu bir yapı olarak kabul ettiği için birine çatışmacı yapısalcılık, diğerine yapısal-fonksiyonel model de denmektedir. “Toplumun bir bütün olarak nasıl işlediğini, ...

Read More »

“Çok Kültürlülük” Tezleri / Nuri Yılmaz

Bağımsız ve farklı kültür havzalarının bulunduğu, herhangi bir kültür havzasında yaşayabilmek için oradakilere benzemeyi zorunlu kılan dönemler geride kaldı. Gelişen iletişim ve ulaşım imkanları dünyayı neredeyse küçük bir şehre çevirdi. Çok kısa sürelerde dünyanın bir ucundan öteki ucuna ulaşılabiliyor. Cereyan eden bir olay anında dünyanın her tarafına yayılabiliyor. Bu şartlarda kapalı bağımsız kültür havzaları oluşturmak neredeyse imkansız. İki vakıa ile ...

Read More »

Farklı Fikirlerin Birlikte Yaşamasının İmkanı / Nuri Yılmaz

İslam adına birçok farklı düşünce ve grubun ortaya çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. Aslında Müslümanlar bu olguyla yeni tanışmış değiller. Resulullah’ın vefatının üzerinden fazla bir zaman geçmeden, görüş ayrılıkları ve gruplaşmalar kendisini göstermeye başlamıştır. Hatta farklı gruplar ve ekoller arasında zaman zaman savaşlar bile yaşanmıştır. Ancak bu defa biraz daha farklı bir problemle karşı karşıya bulunmaktayız. Geçmişte yaşanmış olan problemler, birinin ...

Read More »

Hoşgörü: Müdara ve Tahammül / Muhammed Müctehid Şebusteri

“Resmi Dini Söylemin Eleştirisi. Mana Yayınları. Çev: Abuzer Dişkaya” isimli kitabından alıntılanmıştır.   Tolerans için Farsçada bulunabilecek en iyi karşılıklar, tahammül ve müdara kelimeleridir. Tolerans kelimesinin kökü aslında tahammül etmek anlamına gelir. Diğerlerine tahammül etmemiz gerekir dendiğinde, insanları olduğu gibi kabul etmemiz gerektiği kastedilmiş olur. Yani insanların oldukları gibi olmaya ve görünmeye hakları vardır. Farsçada kolaylaştırma anlamına gelen “tesahül”, toleransın ...

Read More »

“Bir Arada Yaşamak” Mümkün Mü? / M. Kürşat Atalar

Son yıllarda Müslümanlar arasında ‘bir arada yaşama’ kavramının daha sıklıkla telaffuz edildiğini ve belirli çevrelerce de ‘olumlandığını’ gözlemliyoruz. Acaba bunun nedeni nedir? Bir ‘ihtiyaç’ mı hasıl olmuştur da ‘ayrı’ yaşayanların ‘bir arada’ yaşamasının önemi üzerinde daha çok durulur olmuştur? Eğer öyleyse, bu ihtiyaç nedir? Baştan ifade edeyim, bendeniz ‘bir arada yaşama’ (coexistence) kavramının ‘masumiyetine’ inanmayanlardanım. Bu, belirli manaları ve amaçları ...

Read More »

Dini Hoşgörü: İslami Bir Bakış açısı / Halid Zahir

İslami Yorum İçin Çeviren: Fatih Peyma   Giriş Hiç şüphesiz din, insan refahına inkâr edilemez bir katkı sağlamaktadır. Ama, özellikle dindar insanlar arasındaki ihtilafların sınırlarına gerektiği gibi saygı duyulmazsa, din büyük ölçüde ayrılıkçı olabilmektedir. Dini uygulamaların farklı oluşu, insanlara en iyi şekilde, şahsi inançlarının getirdiği ilkelerin göreceli güçlü taraflarını mukayese etmede ve layıkıyla onlara uymada insanlara hizmet edebilirken; dini taassup ...

Read More »

Hep Kendi Tarafımızda Olmak İyi midir, Ya da Hep Kendi Tarafımızda Olmak Mümkün müdür? / Haluk Berberoğlu

Hayatın anlamını, hayatı, insanoğlunu, tarihi, geleceği izah eden, kendi içinde tutarlılığı tam olan “kapsayıcı/kuşatıcı” tek bir fikir manzumesine sahip olmamız mümkün mü? Bu tür sorularla kendimizi yüz yüze getirecek yaşantı anlarımız oluyor. “Yaşantı anlarımız” sözünü bilerek seçtim. Çünkü bizler hayatımızı bir başlangıçtan sona doğru bir süreç gibi görme eğilimindeyiz, ama kendi hayatımıza biraz mercek tutar gibi bakabildiğimizde;  hayatı aslında darbecikler ...

Read More »

Birlikte Yaşamak Epistemolojik Bir Sorun mu, Siyasi Bir Sorun Mu? / Yasin Aktay

İslami Yorum İçin Söyleşiyi Gerçekleştiren: Ebuzer Demirci   Ebuzer Demirci: Toplumların farklı açılardan barındırdığı renklilikler gittikçe artıyor. Dünya görüşünden, doğal özelliklere, çıkar ilişkilerine kadar çeşitlilik gösteren bu farklılıklar öyle veya böyle çatışmalara neden oluyor. Tarih çoğunlukla bu sorunun çözümü için “tek tipleştirme”nin bir yöntem olarak kullanıldığı çözümler içeriyor. Yakın zamanlarda ise “bir arada yaşamak” gibi bir fikir ortaya çıktı ve ...

Read More »

Cemaatlerin Yapısal Özelliklerindeki Akıldışılıklar / Hamdi Tayfur

Bir önceki yazımızda cemaatlerin/grupların oluşum sebepleri, oluşum süreçleri ile cemaat liderlerinin psikolojik özellikleri ve bu özelliklerin cemaat mensupları üzerinde oluşturduğu menfi tesirlere dair bir giriş denemesi yapmıştık. Bu yazıda ise cemaatlerin bazı genel özelliklerini vererek bu özelliklerin cemaat mensuplarını nasıl akıl dışı davranışlara sürüklediğine dair bazı tespitler yapmaya çalışacağız. Cemaat liderlerine ait özellikleri sıralarken aslında cemaatlere ait bazı yapısal özelliklere ...

Read More »