İslahi’nin Ana Çalışmalarına Kısa Giriş / Abdurrauf

Print Friendly, PDF & Email

Tercüme : İslami Yorum

 

  1. Mabadi Tedebbur-i Kur’an (Kur’an’ı Anlama İlkeleri)

Kur’an sıradan bir kitap değildir; İslam toplumunda önemli bir role sahiptir. Entelektüeller için skolastik danışma merkezi oldu. Bu kitabı anlamanın ilkelerini ortaya koymak için pek çok çaba gösterilmiştir. Kur’an’ın yorumuyla ilgili fikir farkı vardır. Arkadaşlarından ve ilk dönem müfessirlerinden bazıları Kur’an’ın Resulullah’ın (sav) sözleri ışığında anlaşılması gerektiğini iddia etmişlerdir. Bu okulun temsilcisi İbn Kesir tüm bu gelenekleri toparladı ve tefsiri “Cam’i Beyan”ı yazdı. İkinci okul Yunan felsefesiyle temasın sonucu olarak varlık buldu ve Arap düşüncesini etkiledi. Bu insanlar kendileri belirli fikir ve inançların etkisi altındayken kendi tefsirlerini yazdılar. Bunların çalışmaları Yunan etkisi başta olmak üzere dış etkileri yansıtır. Zemahşeri’nin (hicri 467-538) ve Razi’nin (hicri 544-606) Tefsir-i Kebir’i bu okulun iki örneğidir. Takip eden yıllarda, günümüzde de baskın olan üçüncü bir yol ortaya çıktı. Bu konformistler grubuydu. Bunlar kitabı birinci okulun açıklamaları ışığında açıklar ve herhangi bir sapmaya izin vermezler. Dördüncü okul Batı çağının şafağından ve onların İslam dünyasına yayılmalarından sonra ortaya çıktı. Sömürgeleştirilen insanlar Batı düşüncelerinden etkilendiler ve kendi kültürel miraslarını çağdaş ve baskın Batılı düşünceler ışığında değerlendirmeye başladılar. Seyyid Ahmed Han bu okulun temsilcisidir. Kur’an’ı bilimin modern keşifleri ışığında yorumladı. Bunların en büyük çabası Kur’an’ın görüşünü bilimsel teorilerle düzenlemektir.

İslahi’nin ana araştırma alanı Kur’an’dır. Bu nedenle tefsir bilimindeki bu eğilimlerin hepsinden haberdardı. Basılan ilk kitabı olan bu kitapta mevcut okulların eksikliklerine işaret etmiş ve hocası Farahi’nin ilkelerini desteklemiş ve bu basiretli çabalarıyla onu doğrulamıştır. Gerçekte, kendisi herhangi bir yazılı belgeyi anlaması için insanın ihtiyacı olan doğal ilkeleri savunmaktadır.

  1. Haqiqat-i Shirk-u Tawhid (Şirk ve Tevhidin Esası)

Din tüm insanlık tarihi boyunca insan düşüncesi ve pratiğinin en önemli odaklarından biri olmaya devam etmiştir. Bilim ve teknolojideki ilerlemeden sonra dinin hayatiyetini kaybettiği iddia edilmiştir. Fakat hemen sonra dinlerin bazılarının dinamizmleri sebebiyle silinememesiyle iddia sahipleri kendi yanılgılarıyla yüzleştiler. Din fenomenini açıklamak için modern zamanda farklı teoriler iletildi. Bu açıklamalar dinin kaynağı teorisi temeline dayanmaktadır. Yaygın kabul gören görüş evrimcilerin görüşüdür. Bu teoriye göre, rasyonel insanın gelişine kadar din iki unsurdan kaynaklanmıştır; Korku hissi ve Korku kaynaklarına Tapınma hissi. Dini alim olarak İslahi kitabında bu teoriyi değerlendirir ve reddeder ve kendi din teorisini ortaya koyar. Kitap çok tanrıcılık ve tek tanrıcılık kavramını çağdaş perspektif yanında tarihi bağlamda tartışır.

  1. Haqiqat-i Namaz (Namazın Esası)

Bütün dünyadaki İslam toplumunun günde beş kere namaz kılması gerekir. Bu ibadetin ardındaki felsefe nedir ve namaz kıldıktan sonra insan davranışları nasıl olmalıdır? Bu kitapta, İslahi sorunu ifade eder ve günümüz koşullarında namazın gerçek esasını açıklar. Tarihte dini toplumların yükselişi ve düşüşündeki bu tür ibadetlerin oynadığı rolü ayrıntısıyla tartışır.

  1. Haqiqat-i Taqwa (Takvanın Esası)

Takva insanın aracılığıyla manevi hayatın doruğuna ulaşabileceği bir yoldur. Fakat Takva kavramı insanlar arasında muğlaktır. İnsanların çoğu takva sahibi olmak için birtakım özel pratikler ortaya koyarlar. Ve amaç dindar birinin takipçisi olarak kendisini bağlamadan erişilemezdir. Kişi Takvaya uymak isterse, bütün dünyevi varlığını terk etmeli ve inzivaya çekilmeli ve meşru işleri bile bırakmalıdır. İslahi Kur’an ve Sünnetin öğretileriyle uyumlu olmadığı için bu kavramı kabul etmez. Kitapta kendi bakış açısını aydınlatmıştır.

  1. Da’wat-i Din awr us ka Tariqa-i Kar (İslam Çağrısı ve Öğüdünün Biçimi)

İslam ve Hristiyanlık dünyanın çok yayılan iki önemli dindir. Modern zamanlarda, belirli Müslüman bağnaz gruplar kendi dinlerini yaymada farklı metotlar geliştirmişlerdi. Bir taraftan kendi dinine yeni başlayanları kaydetmek için çalışırken diğer taraftan İslam toplumunun yeniden yapılanması için çabalarlar. Bu İslami gruplar tarafından bu amaçla uyarlanmış metodolojinin önemli bir bölümü Hindular ve Hristiyanlar gibi diğer dini misyonerlerden etkilenmişlerdir. Bu etkilerden biri İslam’ı dünyaya toplumsal bir din olarak resmetmedir. İslahi yaklaşımlarında iki ciddi eksikliği gördü: ilk olarak, kavramsal düzeyde ve ikincisi pratik çabalarda. Ona göre hem felsefe hem de metodoloji yanlıştır. Bundan dolayı, İslam’ı yayma çabaları verimsizdir ve nedeni İslam’ın ilerlemesi olmasına rağmen gerçekte İslam’a zarar vermektedir. Kitabında, mevcut metotları eleştirdikten sonra İslahi İslam’ın kendi yayılma ve Müslüman yandaşların toplumda değişiklik yapma metodolojisini ortaya koyar. Kitap bütün İslam tarihindeki bu başlık üzerine ilk ve en önde gelen çalışmadır ve bu konuda bir klasiktir. Farklı Müslüman idealist gruplar kendi çalışanları için metin kitabı olarak bunu uyarladılar. Arapça tercüme de yapıldı ve Kuveyt’te yayınlandı.

  1. İslami Mu’asharay mayn Awrat ka Muqam (İslam Toplumunda Kadınların Durumu)

Pakistan’ın kurulması sonrası, yeni devlet devasa sorunlarla yüzleşiyordu. En önemlisi din ve devlet ilişkisi konusundaki sorundu. Bazı liderler özellikle hazine kliğindekiler İslam’ın Pakistan’ın yaratılmasının altında yatan sebep olduğunu vurguluyor, fakat İslam ve İslam’ın geleneklerinin temeli karşısındaki ilgili temaları yorumladılar. Liderlerin bazıları ve kadın aktivistler özellikle de APWA kadın halkı üzerindeki bütün geleneksel bağların reddi çağrısı yapıyorlardı ve Pakistan’daki erkek ve kadınlar arasındaki eşitsizliğin kaldırılmasını talep ettiler. Bu aktivistler tarafından ortaya atılan iddialar İslam tarihinden bazı örnekler taşımaktadır. Diğer taraftan, kadınların toplumdaki her türlü rolüne karşı çıkan insanlarda vardı. Kadının toplumdaki rolü hususunda İslam’ı bakışı netleştirme hususunda yoğun bir baskı vardı. İslahi sorunun yoğunluğunu hissetti. Ona bu konuda hapiste kitap yazma fırsatı veren 1948 hapsine kadar bu konuyla ilgilenemedi. Kitap ilk olarak Pakistani Awrat Du Rahy Par (Yol Ayrımında Pakistan Kadını) adıyla yayınlandı. Hapiste, özellikle Pakistan’daki modernistlerin görüşünü bilme ve anlamada önemli bir kaynak olarak İngilizce gazeteleri okuyabildi. İslahi, erek ve kadın arasındaki bariyerin her türlüsünü kaldırmak için baskı yapan hükümet yetkililerininkiler dahil konuşmaların, beyanlarının vs. içeriklerini analiz etti. İslahi ikiliği destekleyen devletin politik liderlerini eleştirdi ve sonuçları hakkında onları uyardı. İslahi bu modernistlerin tüm iddialarını ortadan kaldırdı.

  1. İslami Riyasat (İslami Devlet)

1920’lerin sonlarında, İslahi J.K. dahil Farahi’nin bazı politik bilim kitapları üzerinde düşündü. Bluntshli’nin Devlet Teorisi. İslahi, İslami devletin ilkelerini kendi içeriğinde taşıyan uluslararası itibara sahip hiç bir kitap olmadığını tespit etti. Ve herhangi bir referans varsa, bu sadece papalık bağlamı gibi görülen teokrasi olarak İslami ilkeleri resmetmekteydi. İslahi bunu kabahat olarak kabul etti.

Bluntshli’nin kılavuzluğunda bir kitap yazmayı planladı ve kitap için materyal toplamaya başladı. Planı uyarınca, devlet kavramından uluslararası ilişkilere kadar tüm temel ilkeleri içeren on iki bölüme sahip olacaktı[1]. Bir başka büyük proje olan Tedebbur-i Kur’an ile uğraşması sebebiyle bunu tamamlayamadı. Bununla birlikte, konu üzerinde aylık Tercuman-ul Kur’an’a farklı makaleler yazabildi. İslahi bu makaleleri gözden geçirme ve onlara kitap şekli vermeye zaman bulamadı. Bu makaleler sonradan kitap olarak yayınlandı. Mevcut kitap bir İslami Devletin temelleri, vatandaşlarının hakları ve görevleri, uyum koşulları ve yetkili sorumlulukları gibi farklı başlıkları tartışan beş bölümü kapsamaktadır. İslahi’nin kitap devlet ve toplum ile ilgili düşüncelerini öğrenmede yardımcıdır.

  1. Masla-i-Tamlik Awr Zakat kay Muta‘liq Baz Dosray Masa’il

1950’lerin ortalarında, birisi Pakistan’ın dini alimlerine farklı soruları soran bir anket yayınladı. Cevap olarak Mevlana Zafar Ahmad Thanvi aylık Tercuman-ul Kur’an’da da yayınlanan iki mektup yazdı. Thanvi geleneksel alimlerin bakış açısını özellikle de Alıcılar da Zekatın sahibi olmaksızın Zekat görevi yerine getirilmeyeceği (Müslümanlar üzerinde bir çeşit İslami vergi) Hanefi Okulunun bakış açısını yineledi. Bundan dolayı, hükümet veya zekat toplayan yardım kuruluşları tarafından yapılan bütün yardım çalışmaları yasa dışı oldu. Bu alimlerin savunması modern zamanlardaki İslam için çok önemli imalara sahipti. Gerçekte, bu tartışma Arap dilinde 22 farklı anlamda kullanılabilen Arapça Lam edatının yanlış yorumlanmasından kaynaklanıyordu. İslahi kurulu görüşü kabul etmedi ve kelimenin Arap dili ve edebiyatındaki kullanımı ışığında kendi fikrini ortaya koydu. Onun görüşü ilk olarak aylık Tercuman-ul Kur’an’da Ağustos ve Eylül 1955’te ortaya kondu ve sonra kitapçık olarak yayınlandı. Kitap sadece İslami ekonomik düşüncenin yeniden yorumlanmasına yeni bir bakış sağlamadı fakat İslahi’nin İmam Ebu Hanife ve İmam Şafi gibi klasik alimlerle olan anlaşmazlığını da resmetti.

  1. İslami Riyasat mayn Fiqhi ikhtilafat ka Hal (Hukuki Farklar ve İslam Devletinde Bunların Nasıl Çözüleceği)

Hukuki farklılaşmalar Hicri birinci yüzyılda başladı. Fakat uygun sınırlar içinde kaldılar. Daha sonra bu farklar tehlikeli bir biçim aldı ve kalıcı belirgin hukuki okulların şekli olarak farz edildi. Bu farklılaşmalar Hindistan Alt kıtasının insanları için özel bir ilgiye sahiptirler. Hukuki farklar boyunca, bu toplum Dewbandi, Barelwi, konformist ve non-konformist gibi daha fazla farklı tutucu gruplara bölündü. Bu hukuki farkların çözümü bulunmaksızın İslami Kanunun güçlendirilmesi için gösterilen her tür çaba beyhude olacaktı. Bu farkların çözümünün en baskın ve kırılgan sorununa bu kitapta İslahi tarafından odaklanılmıştır. İslahi’nin ayrıcalıklı yoğunluğu tolerans ve liberal ve pragmatik yaklaşım ve objektifliğin ruhu, Kur’an ve Sünnet üzerinedir. Ona göre bu, din temelinde, evrensel ve belirli insan grubuyla sınırlı olmayan mesaj üzerine toplumun daha fazla ayrışmasını engeller, bunlarla çatışır ve bunları dizginler.

İslahi bu kitabın konusu hususunda Şah Veliyullah’ın çalışmasından ilham aldığını beyan etti.[2]

  1. Tazkiyah-i Nafs (Ruhun Arınması)[3]

1945’te konuşmasında ruhun arınmasının asil bir hedef oluğunu ve bu nedenle mistikler gibi ilahi kanunu umursamayanların yerine getiremeyeceğini iddia etti. Bu kitapta ruhun arınmasının gerçek kavramı olarak düşündüğü şeyi sundu. İlkin makale olarak şekillenen ve daha sonra kitabının ilk bölümü olarak yayınlanan farklı gerekçelerle 1950’lerin başında bu konuda konferanslar verdi. I. ciltte, entelektüel temel üzerinde mistisizmin kurulu okulunu eleştirdi ve mistikler tabirinin Kur’an ve Sünnete aykırı olduğu sonucuna vardı. İnzivadaki bireyin arınması doğru değildir. Amacı toplumdaki bir bireyi ifade etmek olmalıdır. Kitabın II. Kısmı bu bireyler için bir tasarı ortaya koyar. Bireyin Tanrı, kendisi, ailesi, toplumu ve devleti ile olan ilişkisi. İslahi’nin kitabı bütün dini düşüncesinin esası olarak kendisini kategorikleştirmesi nedeniyle önemlidir.

  1. Tawdhihat (Genel açıklayıcı denemeler koleksiyonu)

Bu bazıları Al-İslah’da ortaya koyulan İslahi’nin makale koleksiyonudur. Kitap, Kur’an Hadis ve içtihat ile ilgili farklı konuları içerir. Makalelerin bazıları İslahi’nin Camaat-i İslami’de olduğu döneme aittir.

  1. Tanqidat (Eleştirel Denemeler Koleksiyonu)

İslahi Cemaat-i İslami’de on yedi yıl kaldı. Geleneksel alimler Cemaat’in ve kişisel olarak da Mevdudi’nin görüş ve uygulamalarına ciddi bir şekilde karşı çıktılar. İslahi bu alimlerin eleştirilerini Tercuman-ul Kur’an’da ortaya koyduğu farklı gerekçelerle cevapladı. Bu kitap söz konusu makalelerin koleksiyonudur, bunların sonuncuları Şeriat Kanunu taslağı hususundaki inceleme ve eleştiri içerirken dört tanesi alimleri eleştiren sert cevaplardır. 1954’teki Pencap toplantısında bunlardan biri olan Begum Salma Tasaduq Hussain taslağı tanıttı.

  1. A’ili Commission ki Report par Tabsirah (Aile Kanunu Komisyon Raporu Eleştirisi)

1950’lerde, Pakistan Başbakanı Muhammed Ali Bogra bir eşi varken ikinci eş olarak bir Arap bayanı aldı. APWA başta olmak üzere kadın hakları birlikleri itiraz ettiler ve bu harekete karşı protestoda bulundular. Olay Pakistan’daki mevcut aile kanunlarını incelemek için Pakistan hükümeti tarafından bir komisyonun kurulmasıyla doruğa ulaştı. Komisyon kadının toplumdaki durumuna zarar veriyorsa mevcut kanunlarda uygun değişiklikler yapmak için kurulmuştu. Komisyon bir din alimi ve üç bayan üye dahil yedi üyeden oluşuyordu. Komisyon raporunu sadece din aliminin muhalefet şerhiyle 1956’da sundu. Rapor önemliydi, çünkü eğer hükümet tarafından uygulanırsa Pakistan Toplumunun yapısını temelden etkileyecekti. İkinci olarak, Batı’dan çok fazla etkilenen belirli bir düşünce okulunun görüşünü ortaya koyuyordu. İslahi durumun gidişatının farkına vardı ve farklı gazetelerde pek çok makale yazdı. Bunlardan bazıları İngilizceye de tercüme edildi. Bu makaleler daha sonra derlendi ve bir kitapta yayınlandı.

İslahi bu kitapta yapısı ve anayasal durumu temelinde komisyonun eleştirdi. Sonra içtihatla (İslami Kanunun yorumlanması) ilgili olarak komisyonun görüşünü yorumladı ve onu İslami içtihat tarihi bağlamında yenilik olarak etiketledi. Komisyonun tavsiyeleri Kur’an ve Sünnet ve Pakistan toplumunun mevcut durumu ve menfaati ışığında değerlendirildi. Kitap toplumda kadınlara karşı yapılan ayrımcılığı ortadan kaldırmak için bazı alternatif teklifler sundu.

  1. Mushahadat-i-Haram (Hac Hatırası)

İslahi Cemaat’ten Ocak 1958’de ayrıldı. Cemaat’in insanlarıyla olan tüm bağları sonlandı. Ümitsiz bir durumdaydı ve en azından bir süreliğine yalnız kalmak istiyordu. Hac yapmak için Mekke’ye gitmeye karar verdi. 1958 Mayısında, eşi ve arkadaşı Hakim Muhammed Eşref ile birlikte Mekke’ye gitmek için ayrıldı. Kutsal yerleri ziyaret etme hatırasının, farklı temsilcilerle toplantılarını, Suudi Arabistan hükümetinin politikalarının analizini toparladı. Bu hatıralar il olarak Al-Minbar ve Mithaq dergisinde 1958’de yayınlandı. Bu makaleler Bay Maqbul ur Rahim Mufti tarafından derlendi ve 2000’de yayınlandı. Bu kitap sadece röportaj değildi fakat Hac, Arabistan Yarımadası’nın değişen durumu, bunun insanlar ve toplum üzerindeki etkisi hakkında başka bilgiler de veriyordu. Bu kitap dünyanın farklı bölgelerinden gelen özellikle İhvan-ı Müslimin ve Cemaat-i İslami gibi İslami hareketlerin farklı liderleri ve çalışanlarıyla yaptığı toplantıları da kaydeder. Kitap boyunca aşırı duyarlı ve insanlık hisleriyle dolu sıradan bir insan gibi konuşur. Kitabın bir bölümü hükümet tarafından yapılan hac tesislerinin geliştirilmesi hususundaki kesin teklif ile birlikte Suudi Arabistan hükümetinin olumlu noktalarını tartıştı.

  1. Maqalat-i Islahi (İslahi’nin Makaleleri Koleksiyonu)

Aralarındaki farklılıklar bir çözüme kavuşamadığı için İslahi Mevdudi’yle yollarını 1958’de ayırdı. Sonraki dönem, bakış açılarını kendi ayrı gazeteleriyle açıklayan iki alimin de görüşlerinin değiştiğini gösterdi. Mevdudi toplumdaki her tür değişiklik için asıl vurguyu devlet kurumları üzerine yaptı. Amaçlarına ulaşmak için doğru yola üzerine yerleştirmede Cemaat-i İslami’nin amirine daha fazla güç tahsisinde hiç bir beis görmedi. İslahi bu görüşü kabul etmedi ve bu nedenle Mevdudi’yi eleştirdi. İslahi’nin bütün bu makaleleri organize edildi ve farklı başlıklara kategorizasyonu sonrası Khalid Masud tarafından derlendi. Cemaat’in başkanlığından Mevdudi’nin istifası temelinde kitap İslahi’nin Mevdudi’ye yazdığı mektupları da içermektedir. Bu konu 1957’de Machi Goth krizine dönüştü. Makalelerin o döneme ait olmalarına rağmen, günümüzde bile önemli tarihi ve teorik değere sahiptirler.

  1. Tefhim-i Din (İslam’ı Anlama)

İslahi Kur’an’ın dışında dini konulardan günün sorunlarına kadar değişen farklı konularda Mithaq gazetesinde kapsamlı yazılar yazdı. Din ile ilgili eğitimli insanların zihinlerindeki yanlış anlamayı ortadan kaldırmaya çalıştı. Yine özellikle politikanın etki alanındaki yeniden yapılanma için çaba gösterenlerin hilelerini ortaya koydu. Bu cevapların bazıları Khalid Mansur tarafından düzenlendi ve bu kitapta yayınlandı.

  1. İslami Qanuwn ki Tadwin (İslami Kanunun Kodlandırılması)

Pakistan’ın kuruluşundan sonra, İlahi Kanunun tanıtımı Pakistan yönetimindeki en önemli konu olmuştur. Popüler talebi kabul etmedeki direnç yöneten elitin bir kısmının samimiyetsizliği olarak gerçekten kabul edilmez. İslahi Pakistan kanunlarının İslamizasyonu yolunda kesin gerçek zorunluluklar olduğunu hissetti. İslahi konu hakkında farklı hukuk kolejlerinde ve üniversitelerde pek çok konferans verdi. Bu konferanslar daha sonra derlendi ve İngilizceye de çevrildi. Bu kitapta, İslahi İslami kanunların doğası ve kaynakları hususunda entelijansiyanın zihnindeki yanlış anlamaları yok etmeye çalıştı. Elbette, İslami kanunların kodlandırılmasına ihtiyaç vardır. Uyarlandığında metotlarının İlahi Kanunun uygulamasını kolaylaştıracağını ileri sürdü. En önemli ve tartışmalı konu olan içtihat sorununa büyük bir bölüm ayrıldı (örn. kitaptaki toplam 119 sayfanın 43 sayfası).

  1. Tedebbur-i Kur’an (Kur’an Üzerindeki Yansımalar)

Belirli bir süre için, pek çok alim tarafından Kur’an’da ahenk olmadığına inanıldı. Kur’an’ın bir biriyle mantıki bağlantıya sahip olmayan farklı ayetlerin topluluğu olduğu iddia edildi. 19. ve 20. yüzyılda, Batılı alimler bu teoriyi ortaya attılar ve bazıları Kur’an’ın düzenlenmiş olması gereken temelin kronolojik sıra olduğunu ileri sürdü. Diğer taraftan, Kur’an İslam toplumunda en çok önem verilen yere sahiptir. Bütün dini öğretileri ve istekleri Kur’an’dan türettiler. Oryantalistler Kur’an’ın bir kitabın özelliklerine bile sahip olmadığını iddia etmektedirler. Nasıl bütün kitapların en iyisi olduğu iddia edilebilirdi.

Tedebbur-i Kur’an Batılı Kur’an uzmanlarının meydan okuyuşlarına güçlü bir şekilde cevap verdi. İslahi 20. yüzyıllın başında yazmış olan hocası İmam Farahi’den türettiği ilkeler üzerine başyapıtını yazdı. İslahi bu projedeki çalışmasına kariyerinin başında başladı ve 1980’de tamamladı. Çalışma Kur’an’ın gelişigüzel bir kitap olmadığını fakat onda yapısal ve tematik ahenk olduğunu onaylar. Kur’an’ın mevcut düzenlemesi çok makul ve rasyoneldir. Bu çalışmadan sonra, Kur’an’ın düzenlenmesine itiraz eden kişiler için çok küçük bir alan kalmıştır. İslami literatürü modern zamanlardaki herhangi diğer Kur’an tefsiri çalışmasından çok daha fazla etkiler. İslami tema hususunda çalışan veya Kur’an’ın yorumu ve izahını üstlenen gelecekteki hiç bir alim İslahi’nin bu muazzam tefsir çalışmasını göz ardı edemez.

  1. Mabadi Tedebbur-i Hadis (Hadisi Anlamanın ilkeleri)

Kur’an’ın yanında, Hadis ilahi rehberliğin en önemli kaynağıdır. Kur’an yorumunun tamamlanması sonrası, İslahi Hadis disiplini üzerine yoğunlaştı. Kur’an’ı anlamanın ilkelerinin çerçevelediği gibi Hadis literatürünü anlamanın ilkelerinin çerçevesini de çizdi. İslahi bu konuda bağlılarına ve öğrencilerine konferanslar verdi. Bu konferanslar Majid Khawar tarafından kitaba dönüştürüldü ve yayınlandı. Bu kitap kendi doğası içinde eşsizdir ve Müslümanlar arasında çok hassas bir konu olan Hadis anlamaya dönük olarak yeni muhakeme noktalarına işaret etmektedir.

  1. Falsafay kay Bunyadi Masa’il Qur’an Hakim ki Rawshni mayn (Kur’an’ın ışığında Temel Felsefi konular)

Tanrının, insan ve kainatın varlığı, iyi ve kötü kavramı, özgürlük ve determinizm, ödül ve ceza ve hayat için ilahi rehberlik ihtiyacı, temel dini ve felsefi konulardır. Felsefe her fikrin kararlaştırılabileceği temel olarak insan varlığındaki üstün varlık olarak aklı kabul eder. Bundan başka, insan aklı için vahiy gibi dış rehberliğe ihtiyacı olmadığını da söyler. İslahi yukarıda zikredilen konular hakkındaki konferanslar vermiştir. İlk olarak felsefecilerin görüşlerini tartışır ve sonra her konudaki Kur’ani kavramları açıklar. Khalid Masud ve Mehbub Subhani bu konferansları Tedebbur’da yayınlanan makalelere dönüştürmüşlerdir. Bu makaleler derlendi ve bir kitap şeklinde yayınlandı. Bazı konferansların İngilizce tercümesi Said Ahmed tarafından yapıldı ve aylık gazete Renaissance’da yayınlandı.

İslahi’nin çalışmaları hocasının kitabını Arapçadan Urducaya tercümesini de içerir örn. Aqsam ul Qur’an (Kur’an’ın Yeminleri), Majmu`a-i Tafasir-i-Farahi (Farahi’nin Seçilen Sure tefsirleri) ve Al Ray al-Sahih fi Man Huwa Dhabih? (Adem Kimi Kurban Etti?)

İslahi’nin kitaplarından bazıları İngilizceye tercüme edilmiştir. Bay Salim Kiyani İslahi’nin Londra’daki bir öğrencisi olarak Tedebbur-i Kur’an’ın ilk cildinin tercümesini tamamladı[4] Bay Shehzad Saleem aylık Renaissance’da yayınlanan Tedebbur-i Kur’an’daki bazı seçilen kısa sureleri İngilizceye tercüme etti. İslahi Tedebbur-i Kur’an’ın Abdulhamid Bırışık tarafından Türkçeye tercüme edilmesine müsaade etti.[5]

 

 

– BİTTİ –

 

[1]  Oğluna mektup, Abu Salih Islahi from Multan Jail, tarih 8 Aralık 1949. (Tadabbur-i Makatib-i Islahi Number), cilt 61, Temmuz 1998. p.38.Türkiye.

[2]  Mawlana Amin Ahsan Islahi, Mubadi Tadabbur-i Hadith (Lahore: Faran Foundation, 1994), p.151

[3]  Kitabın II. bölümü 1989’da tamamlanıp 1992’de yayınlanmışken I. bölümü 1957’de yayınlandı.

[4]  Yayın aşamasında Interview with Khalid Masud, 01.08.2002, Lahore.

[5]  Abdul Hamid Braishiq, Tadabbur, (Khususi Nambar), April 1998. p. 92

Check Also

DEVRİMCİ DURUŞ “Tevhidi Duruş, İslami Duruş…” / Nuri YILMAZ

Devrimci duruş, “devrim” kavramından türemiş bir nitelemedir. Devrim, sözlük anlamı belli ve ne kastettiği açık ...

İslam Siyaset Düşüncesinde İlk Devrimci Ekol: Hariciler / Hamdi Tayfur

N.Abdulhalık Mustafa İslam siyaset düşüncesinde üç çeşit muhalefet ekolünün olduğunu söyler. Bunlar: Devrimci ekol, sabır ...

İslam ve Devrim Prensibi / Nevin Abdülhalık Mustafa

”İslam Düşüncesinde Muhalefet, Ayışığıkitapları Yayınevi, 223-232” kitabından tekrar tashih edilerek alıntılanmıştır.   Gerçek şu ki, ...