“Kur’an’ı Yeniden Okumak” DOSYASI Üzerine / İslamiYorum

İlk sayımızın ana konusunu ‘Kur’an’ı Yeniden Okumak’ olarak seçtik. Bu başlıktan ne anladığımızı ortaya koymak için farklı coğrafyalardan farklı isimlerin Kur’an’la ilişkilerinde kullandıkları tabirlere bir göz atmak gerekiyor:

“Hareket Kitabı Kur’an”,

“Yaşayan Kur’an”,

“Hayat Kitabı Kur’an”,

“Kur’an’i Hayat”,

“Kur’an’ın Gölgesinde”,

“Kur’an’ın Aktüel Değeri”,

“Konuşan Kitap: Kur’an”,

“Gök Sofrası”,

“Kur’an: Allah’ın İnsan (İnsan’ca/Arapça/İnsan İçin) Sözü”

“Öz’e/Kur’an’a Dönüş”….

Bu listeye daha pek çoklarını ekleyebiliriz. İşte ana başlık olarak seçtiğimiz ‘Kur’an’ı Yeniden Okumak’ ifadesi ile kastettiğimiz şey, bu listedeki tabirleri kullananların amaçlarından farklı bir noktaya işaret etmemektedir. Kur’an, miladi yedinci yüzyılda Arap toplumu merkezinde hakikatin Allah tarafından kelamlaştırılmış biçimi olarak öylece karşımızda durmaktadır. Hayatı, eşyayı ve olguları bu kelam üzerinden yorumlama ve anlama biçimleri ise sürekli devam etmektedir, devam etmelidir. Sıraladığımız her bir ifade bu çabanın değişik anlatım biçimleri olsa gerektir.

Biz de  ‘Kur’an’ı Yeniden Okumak’ derken farklı bir şeyi kast etmiyoruz. Kur’an’ı gereği gibi okuyup, hayata, eşyaya ve olgulara doğru biçimde anlam vermek… Özde anladığımız husus bundan başka bir şey değildir.

Tüm Kur’an okuma ve yorumlama biçimlerini tamamıyla bu merkezde değerlendiremesek de, her samimi arayışın kendi içinde bir kıymeti vardır. Özellikle bize ait günü ve günceli etkileyen yakın döneme ait okuma ve yorumlama biçimlerini bu dosyada ele almaya çalıştık. Yazarlarımız kendi zaviyelerinden ‘Kur’an’ı yeniden okumak’tan, onu ve diğerlerini kaynak edinmekten ne anladıklarını ortaya koymaya çalıştılar.

Günümüz Dünyasındaki ‘Kur’an okuma biçimleri’ne ilişkin okuyucu gözünde bir panoramanın oluşması için farklı coğrafyaların değişik isimlerinden yaptığımız alıntı yazılarla bir dosya oluşturduk. Mustafa Öztürk’ün çağdaş Dünyada Kur’an’a  yaklaşım biçimlerini anlattığı yazısı, verdiği özlü bilgiler açısından önemliydi. Fazlurrahman, Seyyid Kutup, Hikmet Zeyveli gibi isimler, hem temsil ettikleri farklı coğrafyalar, hem yaptıkları etkiler, hem de düşüncelerinin renkliliği açısından dikkate alınmayı fazlasıyla hak etmektedirler.

Amacımız hem kendi yazarlarımızın yazıları hem de farklı yazarlardan alıntılarla oluşturduğumuz bu dosyayı inceleyenlerin ‘Kur’an’a yaklaşımlar’daki farkları fark ederek düşüncelerinde yeni ufukların oluşmasını sağlamaktır. Düşüncede devrime yol açacak yeni ufukların oluşması, aynı mesele üzerinde beyan edilmiş farklı görüşlerin dikkate alınması ve bunlar üzerinde özenli tahliller yapılarak ya doğru olanın seçilmesi ya da daha yeni ama olması gerekene ulaşılması yoluyla mümkün olacaktır.

İSLAMİ YORUM

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir